KİŞİLER ARASINDA Kİ KONUŞMALARIN DİNLENMESİ VE KAYDA ALINMASININ HUKUKİ DEĞERLENDİRİLMESİ!

•Madde133:Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

•Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri “hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi,iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

•Ayrıca yukarıdaki bu suçlarla beraber aşağıdaki fiileri de birlikte gerçekleştiren faile bu suçlardan da ayrıca cezaya hükmolunur.

•TCK 107:Şantaj Suçu
(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi,”bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası” ile cezalandırılır ve beşbin güne kadar adlî para cezası” ile cezalandırılır.

•Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.

•Özel hayatın gizliliğini ihlal
Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse,bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat arttırılır.

•Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) A.D adlı kişiye “izinsiz sermaye piyasası faaliyetinde bulunduğu” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

•SPK 109/2 “…Sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanlar “iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar…”

•SPK haftalık bülteninde ismi A.D olduğu belirtilen şahıs için suç duyurusuna neden olarak 2 eylem şu şekilde sıralandı:

1)Yatırımcılardan temin edilen paraların, yatırım kuruluşları nezdindeki hesaplara transfer edilerek kaldıraçlı alım satım işlemi yapılması ve bu işlemler neticesinde maddi menfaat temin edilmesi

2)Yatırım kuruluşlarına aktarılması için kendisine verilen paraların şahsi hesaplarına aktarılması veya kullanılması.

Kötü Niyetli Üçüncü Kişiler Tarafından Ele Geçirilen Kredi Kartı İle Yapılan Harcamalardan Bankanın Sorumlu Olduğu

Uzun Süredir Kullanılmayan Kredi Kartından Peş Peşe Gerçekleştirilen Harcamaların Kart Hesabından Ödenmesine Onay Veren Bankanın Zarardan Sorumlu Olması Gerektiği/

•Kart Hamilinin Zararın Oluşmasında Şifre veya Korunması Gereken Bilgileri Özenle Korumadığına Dair Delil İbraz Etmeyen Bankanın Sorumluluğu.

•Mahkemece, davacının kredi kartı kişisel bilgilerinin bilgisi dışında kötü niyetli üçüncü kişi tarafından ele geçirildiği,bu bilgiler kullanılarak internet üzerinden harcama yapıldığı, davalı banka’nın peş peşe 8 işlemle gerçekleştirilen bu harcamaların kredi kartı hesabından ödenmesine onay verdiği,bilahare yapılan harcamaların kredi kartı hesap ekstresi borcu olarak davacıdan tahsil edildiği, bilirkişi raporunda, bankanın, davacının zararın oluşmasında şifre veya korunması gereken bilgileri özenle korumadığına dair bir delil ibraz etmediği gibi,davacının internet bankacılığı kullandığına dair delil sunmadığı ve kredi kartının çok uzun süredir kullanılmıyor olması sebebiyle bankanın sorumlu olduğunun belirtildiği ,raporun hüküm vermeye elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

•Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,